Karıncalar
·1 dk

Öğlen güneşten kamburum çıkmıştı; çünkü ağacın gölgesi düzgün düşmüyordu, yapraklıydı, tepemi örtemiyordu, sıcaklıyordum. Karıncaların kıyafetlerimin içine doluşması fikrinden dolayı da huylanıyordum. İliştikleri yoktu; ama oturduğum taşı yol bellemişlerdi. Çantamı koymamıştım; sapıyla dengelemiş, ayak bileklerimde tutuyordum.
Bir gün salonunda otururken, amcam koluma tırmanan karıncayı dikkatlice almış, dışarıya götürmüştü. O anda üflemeye mi, vurmaya mı niyetlendiğimi hatırlamıyorum. Öyle yapınca, kendimden, karıncalardan olduğundan daha çok huylanmıştım.
Eve dönerken hava kapanmaya başlamıştı. Bütün karıncalar ayak altından çekiliyordu.
Yere bakmadan hızlıca yürüyebiliyordum.